22 Haziran 2020'de eklendi

Pandemi nedir? Geçmişten Günümüze Atlattığımız Pandemiler

Pandemi nedir? Geçmişten Günümüze Atlattığımız Pandemiler

Pandemi  çok sayıda insanı etkileyen, büyük bir bölgeye; örneğin birden fazla kıtaya veya dünyaya yayılmış bulaşıcı bir hastalık salgınıdır. Yunanca’dan gelen pandemi kelimesinin anlamı tüm insanlar demektir. Az ve stabil sayıda enfekte hasta sayısı olan yaygın endemik hastalıklar pandemi kabul edilmemektedir. Mevsimsel influenzalar pandemi dışında tutulmaktadır. 

Pandemi Tarihi

İnsanlık tarihi boyunca birçok pandemiyle karşılaşmıştır. En erken olarak MÖ. 430′ da Sparta’ya karşı olan Peloponez savaşı sırasında Atina halkı, bugüne kadar teşhis edilemeyen ölümcül bir hastalık tarafından vuruldu. Yunan tarihçi Thucydides, bu bilinmeyen salgından sağ çıkmış ve semptomları şu sözleriyle açıklamıştır; “Sağlığı iyi olan insanlar, kafadaki şiddetli ateşler tarafından aniden saldırıya uğradılar, gözlerde kızarıklık ve iltihaplanma görüldü, boğaz veya dil gibi içe doğru kısımlar, kanlandı ve doğal olmayan, kokuşmuş bir nefes yaydılar.’’ Daha sonra hastalarda ishal, öksürük, hapşurma, şiddetli spazmlar, yangılı ülser, bastırılamayan susuzluk hissi görüldü. Yedinci veya sekizinci günde ölümler başladı. Hayatta kalmayı başaran hastalarda uzuv kayıpları, görme yetisi hatta hafıza kayıpları görüldü. 

Tifo

Thucydides, hastalığın Etiyopya’da başladığını, Mısır ve Libya’dan sonra da Yunan dünyasına yayıldığını belirtmiştir. MS. 166’da Yunan doktor ve yazar Galen, Roma’dan Türkiye’ye gitmiş ve hastalığın bazı semptomlarını kaydetmiştir. Methodus Medendi adlı eserinde, dokuz gün sonra kabartılı kuru bir cilt ile birlikte ateş, ishal ve pharynx iltihaplanması, semptomları açıklar. Bu çalışma akademisyenlerin hastalığı büyük olasılıkla çiçek hastalığı olarak düşünmesine yol açmıştır. Fakat Ocak 2006′ da Atina Üniversitesi’nden araştırmacılar, şehrin altındaki bir toplu mezardan çıkarılan dişleri analiz ettiler ve tifodan sorumlu bakterilerin varlığını doğruladılar. 

Veba

MS 251 ve 266 arasında ikinci bir salgın meydana geldi ve salgının en yüksek olduğu seviyede, Roma’da her gün yaklaşık 5.000 kişinin öldüğü görülmüştür. Ancak 6. yüzyılda Bizans İmparatoru I. Justinian döneminde, veba Konstantinopolis şehrini vurduğunda bu olağanüstü sayılar bile aşıldı. Hastalığın Etiyopya’da veya Mısır’da başladığı ve şehrin büyük halka açık tahıl ambarlarına tahıl taşıyan gemilerle kuzeye yayıldığı düşünülüyor. 

Cüzam

Çağlar boyunca görülmesine rağmen, cüzam Orta Çağ’da Avrupa’da bir pandemi haline geldi ve bu da çok sayıda kurbanı barındırmak için cüzam odaklı çok sayıda hastanenin inşasına neden oldu. Yara ve deformasyona neden olan, yavaş gelişen bakteriyel bir hastalık olan cüzzamın, ailelerden gelen Tanrı’dan bir ceza olduğuna inanılıyordu. Fakat şimdi Hansen hastalığı olarak biliniyor, hala yılda on binlerce insanı etkiliyor ve antibiyotiklerle tedavi edilmezse ölümcül olabilir. 

Kara Veba

Kara Ölüm (Kara Veba) adı verilen bir diğer pandemi 1331 ile 1353 yılları arasında Dünya çapında 75 il200 milyon arası ölüme neden olmuştur. Son salgından sekiz yıl sonra veba Avrupa’ya tekrar dönmüş,1348’de Asya’dan başlayarak, Akdeniz ve Batı Avrupa’ya (muhtemelen Kırım’da savaşmaktan kaçan İtalyan tüccarlardan) ulaşmış ve altı yılda yaklaşık 20 ile 30 milyon Avrupalı nın ölümüne neden olmuştu. Bu da nüfusun yaklaşık üçte birine denk gelmektedir. Bu dönemde Avrupa’da 100’den fazla veba salgını vardı. Hastalık İngiltere’de her iki ya da beş yılda bir (1361’den 1480’e kadar) tekrarlamıştır. 1370′ lere gelindiğinde İngiltere’nin nüfusu %50 azaldı. 1665-66 Büyük Londra Vebası, İngiltere’de vebanın son büyük salgınıydı ve Londra nüfusunun yaklaşık %20’si olan 100.000 kişinin ölümüne neden oldu. 

İspanyolların Karayipler’e gelişinden sonra çiçek hastalığı, kızamık ve veba gibi hastalıklar Avrupalılar tarafından yerli halklara bulaştırıldı. Bu hastalıklar yerli halkın yüzde 90’ının ölümüne neden oldu. 1520’de Aztek İmparatorluğu çiçek hastalığı nedeniyle yok olmuştur. Hastalık kurbanların çoğunu öldürdü ve nüfusu zayıflattı, böylece İspanyol sömürgecilere direnemediler. 

Kolera

Kolera 16. yüzyılda Portekizli Doktor Garcia de Orta tarafından tanımlanmıştır, fakat 1816′ da hastalık küresel hale gelmiştir. Halihazırda Hindistan’a endemik olan hastalık, Batı Avrupa’ya ve hatta Kuzey Amerika’ya geçmeden önce ticaret rotaları boyunca Rusya ve Doğu Avrupa’ya yayıldı. Dünya, Antarktika dışındaki her kıtada salgınlara maruz kalan altısı 19. yüzyılda başlayan en az yedi kolera salgınına maruz kaldı. Artan hijyen koşullarının iyiliğine rağmen günümüzde hala kolera can almaya devam etmektedir. En son 8 Eylül 2019’da Sudan Federal Sağlık Bakanlığı (FMoH), DSÖ’ye, Etiyopya ve Güney Sudan sınırındaki Güney Doğu Sudan’da, Mavi Nil Eyaleti’ndeki 4 bölgede bir kolera salgını olduğunu bildirmiştir 

Asya’da Veba

1855’te Çin’de başlayan, Hindistan ve Hong Kong’a taşınan veba, 15 milyon kurban sayısına ulaşmıştır. Yunnan’daki bir madencilik patlaması sırasında pire tarafından yayılmıştır. En çok kaybın Hindistan’da yaşandığı pandemi, vakaların birkaç yüzün altına düştüğü 1960’a kadar aktif olarak kabul edildi.

Kızamık 

1875’te Fiji, İngiliz İmparatorluğu’na devredildikten sonra, kraliyet partisi Avustralya’yı ziyaret etti. Kızamık salgını sırasında gelen kraliyet partisi, hastalığı adalarına geri getirdi ve dönüşlerinde onlarla bir araya gelen kabile başkanları ve polis tarafından daha da yayıldı. Fiji’nin nüfusunun üçte biri, toplam 40.000 kişi öldü. 

Grip Pandemileri

İlk önemli grip salgını 1889’da Sibirya ve Kazakistan’da başladı, buradan Moskova’ya yayıldı ve Finlandiya’ya ve ardından Avrupa’nın geri kalanına taşındığı Polonya’ya yayılmaya devam etti. Ertesi yıl Kuzey Amerika ve Afrika’ya geçti ve 1890 yılı sonunda 360.000 kişinin ölümüne neden oldu. 

20. yüzyıl boyunca üç grip salgını görülmüştür. İlk ve en kötüsü, İspanyol gribi 1918’de çok uzak yerlerde başlamıştır, bu yerler; Fransa, ABD ve Batı Afrika’dır. Hastalığın mortalitesi oldukça yüksekti ve alışılmadık şekilde yaşlı ya da zayıf olmadıkları halde 20-40 yaşlarındaki insanlar en yüksek riskli gruptu. Çok büyük bir hızla yayılan İspanyol gribi, dünya nüfusunun 5’te 1’ini enfekte etmiş, 6 ay içerisinde ise 25 milyon insan ölmüştür. Hastalık tamamen bitene kadar, 1. Dünya Savaşı’nda ölenlerden daha fazla olduğu tahmin edilen yaklaşık 40 milyon insanı öldürmüştür.  

1957’de Hong Kong’da başlayan ve Çin’in her yerine ve daha sonra ABD’ye yayılan Asya gribi, 14.000 kişinin öldüğü İngiltere’ye de yayıldı. 1958’in başlarında ikinci bir dalga görüldü ve bu da küresel olarak yaklaşık 1,1 milyon ölüme neden oldu. 

AIDS

İlk olarak 1981’de tanımlanan AIDS, kişinin bağışıklık sistemini tahrip eder, T hücrelerini yok eder ve böylelikle normalde vücudun savaşacabileceği hastalıklarla ölmesine neden olur. HIV virüsü ile enfekte olanlar, enfeksiyon üzerine ateş, baş ağrısı ve genişlemiş lenf düğümleriyle karşılaşırlar. Semptomlar azaldığında, taşıyıcılar kan ve genital sıvı yoluyla oldukça bulaşıcı hale gelmektedir.HIV virüsünün 1920’lerde Batı Afrika’da bir şempanze virüsünden geliştiği düşünülmektedir. AIDS/HIV günümüzde hala devam eden pandemi sınıfındadır. WHO 2018 verilerine göre Dünya’da her yaştan 37,9 milyon HIV+ hasta bulunmaktadır. 

SARS

İlk olarak 2003 yılında birkaç ay sonra tespit edilen Şiddetli Akut Solunum Sendromu’nun (SARS) yarasalar ile başladığına, kedilere ve daha sonra Çin’deki insanlara yayıldığına, ardından 26 ülkeye yayılıp, 7796 ölüme 8.096 enfekte insana neden olduğu düşünülmektedir. Septomları; solunum problemleri, kuru öksürük, ateş ve baş ve vücut ağrılarıdır. Bulaşı; öksürük ve hapşırmalardan kaynaklanan solunum damlacıkları ile olmuştur.  

COVID-19

Son olarak günümüzde etkili olan Covid-19, Çin’de Hubei Eyaletinde 17 Kasım 2019’da ortaya çıktı, ancak tanınmadı. Araştırmacılar bilinmeyen bir virüs olduğunu söylerken Aralık ayında sekiz vaka daha ortaya çıktı. Birçok kişi göz doktoru Dr. Li Wenliang’in hükümet emirlerine karşı gelip ve diğer doktorlarla bilgilerini paylaşmasıyla COVID-19’u öğrendi. Ertesi gün Çin, DSÖ’ye bilgi verdi ve Li’yi suçladı. Li bir ay sonra COVID-19’dan öldü. 11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü, COVID-19 virüsünün üç ay sonra, 114 ülkeye yayılıp 118.000’den fazla insanı enfekte ettikten sonra resmen pandemi olduğunu duyurdu. 

COVID-19, daha önce insanlarda bulunmayan yeni bir koronavirüs suşudur. Semptomlar; solunum problemleri, ateş, öksürük ve zatürreyi içerir ve ölüme yol açabilir. SARS gibi, hapşırma damlacıklarından yayılır. Şu anda Dünya’da onaylanmış 7 milyonun üzerinde vaka ve 400.000 üzerinde ölüme neden olmuştur.  

Başlıklar: , , , , , , , , ,

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

22 Haziran 2020, 20:39

Apendiks organının işlevi nedir?

Apendiks  Apendiks, embriyo evresinde gelişen, çekuma bağlı parmak benzeri, kör uçlu bir tüptür. Çekum, ince ve kalın bağırsakların birleştiği yerde bulunan kolonun keseye benzeri bir yapısıdır. Apendikse, vermiform apendiks de denilir. Buradaki vermiform, solucan benzeri anlamına gelmektedir.  İnsan apendiksi ortalama 9 cm uzunluğundadır, fakat 5 ile 35 cm arasında da değişebilir. Genelde karnın sağ alt tarafında, sağ kalça kemiğinin yakınında...

Devamını Görüntüle